Göz İçi Enjeksiyon

Göz İçi Enjeksiyon Tedavisi: Retina Hastalıklarında Görmeyi Koruyan Etkili Müdahale

Göz sağlığı, dış dünyayı algılamamızdaki en temel unsurdur ve bu sistemin en kritik parçalarından biri, ışığı sinir sinyallerine dönüştürerek beyne ileten retina tabakasıdır. Ancak yaşa bağlı dejenerasyonlar, diyabet veya damar tıkanıklıkları gibi sistemik ve oküler hastalıklar, retinanın hassas yapısında bozulmalara yol açarak ciddi görme kayıpları oluşturabilir. Yakın geçmişe kadar tedavisi oldukça sınırlı olan veya sadece lazerle ilerleyişi yavaşlatılmaya çalışılan bu hastalıklar için günümüzde çok daha etkili bir tedavi yöntemi bulunmaktadır: Göz İçi Enjeksiyon. Pendik’te "A Tipi" tıp merkezi standartlarında hizmet veren Özel Sistem Göz Tıp Merkezi olarak, medikal retina birimimizde en güncel ilaç protokollerini ve steril enjeksiyon tekniklerini uygulayarak, hastalarımızın görme yetisini korumayı ve yaşam kalitelerini artırmayı hedefliyoruz.

Halk arasında göz içi iğne tedavisi olarak da bilinen bu yöntem, ilaçların doğrudan gözün arka kısmındaki boşluğa (vitreus boşluğu) verilmesi işlemidir. Göz damlaları veya ağızdan alınan ilaçlar, gözün kan-retina bariyeri nedeniyle retina dokusuna yeterli yoğunlukta ulaşamaz. Bu nedenle, ilacın doğrudan hedefe ulaştırılması, tedavinin etkinliği açısından hayati önem taşır. Özellikle Sarı Nokta Hastalığı ve Diyabetik Retinopati gibi körlük riski taşıyan durumlarda, bu enjeksiyonlar hastalığın seyrini değiştiren bir dönüm noktası olmuştur.

Göz İçi Enjeksiyon Nedir?

Göz İçi Enjeksiyon (İntravitreal Enjeksiyon), tedavi edici ilaçların mikro enjektörler yardımıyla gözün beyaz kısmından (sklera) girilerek vitreus boşluğuna verilmesi işlemidir. Vitreus, göz küresinin içini dolduran jel kıvamındaki sıvıdır ve retina ile doğrudan temas halindedir. İlaç buraya verildiğinde hızla retinaya nüfuz eder.

Bu işlemde kullanılan ilaçlar genellikle "Anti-VEGF" (Vasküler Endotel Büyüme Faktörü İnhibitörleri) veya steroid grubu ilaçlardır. Retina hastalıklarının birçoğunda, doku oksijensiz kaldığında VEGF adı verilen bir protein salgılar. Bu protein, gözde sızıntı yapan, kanamaya meyilli, sağlıksız yeni damarların oluşmasına ve ödeme (sıvı birikmesi) neden olur. Göz içine yapılan enjeksiyonlar, bu zararlı proteini bloke ederek anormal damar gelişimini durdurur, damar duvarlarını onarır ve ödemi kurutur. Böylece görme kaybı engellenir ve hatta bazı hastalarda görme artışı sağlanır.

Hangi Durumlarda Göz İçi Enjeksiyon Uygulanır?

Retina enjeksiyonu, retina dokusunda ödem (şişlik) ve anormal damar oluşumu ile seyreden birçok hastalığın tedavisinde altın standart haline gelmiştir. Özel Sistem Göz Tıp Merkezi retina uzmanları tarafından bu tedavinin en sık uygulandığı durumlar şunlardır:

  • Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı): Hastalığın "Yaş Tipi" formunda, görme merkezinde kanama ve ödem gelişir. Anti-VEGF enjeksiyonları, bu durumu durdurabilen tek etkin tedavidir.
  • Diyabetik Retinopati ve Diyabetik Makula Ödemi: Şeker hastalığına bağlı olarak retina damarlarının yapısının bozulması ve sızıntı yapması durumudur. Diyabetik retinopati enjeksiyonu, görme merkezindeki şişliği indirmek için uygulanır.
  • Retina Damar Tıkanıklıkları: Retinadaki toplardamarların tıkanması sonucu gelişen ödemin tedavisinde kullanılır.
  • Üveitler: Göz içi iltihaplanmalarına bağlı olarak gelişen kistoid makula ödeminde.
  • Prematüre Retinopatisi (ROP): Erken doğan bebeklerde gelişen damar problemlerinin tedavisinde (lazer tedavisine ek veya alternatif olarak).
  • Koroid Neovaskülarizasyonu: Yüksek miyopi veya travma gibi nedenlerle retina altında gelişen anormal damar ağlarının tedavisinde.

Göz İçi Enjeksiyon Nasıl Uygulanır?

Hastalarımız genellikle "göze iğne yapılması" fikrinden endişe duymaktadır. Ancak işlem, ameliyathane şartlarında, son derece ince uçlu iğnelerle ve güçlü anestezi altında yapıldığı için hasta açısından oldukça konforlu ve ağrısızdır. Süreç adım adım şöyle işler:

  • Hazırlık: İşlemden önce göz bebeğini büyütücü damlalar ve göz yüzeyini tamamen uyuşturan anestezik damlalar uygulanır.
  • Sterilizasyon: Enfeksiyon riskini sıfıra indirmek için göz çevresi ve göz kapağı özel antiseptik solüsyonlarla (batikon vb.) temizlenir. Steril bir örtü örtülür ve göz kapaklarını açık tutan bir aparat (ekartör) yerleştirilir.
  • Enjeksiyon Anı: Hekim, gözün beyaz kısmının (sklera) belirli bir noktasından (limbusa 3.5-4 mm mesafeden) mikro iğne ile girerek ilacı saniyeler içinde vitreus boşluğuna enjekte eder. İğne saç teli kadar ince olduğu için hasta genellikle acı hissetmez, sadece hafif bir basınç veya dolgunluk hissedebilir.
  • Bitiş: İşlem sonrası göze antibiyotikli damla damlatılır ve gerekirse kısa süreliğine göz kapatılır. Toplam işlem süresi hazırlıklar hariç 1-2 dakikadır.

Uygulama Öncesi ve Sonrası Süreç

İntravitreal enjeksiyon günübirlik bir işlemdir, yatış gerektirmez. Uygulama öncesinde hastanın aç kalmasına gerek yoktur; hafif bir kahvaltı veya yemek yenebilir. Sistemik ilaçlarını (tansiyon, şeker, kan sulandırıcı vb.) kullanmasında genellikle bir sakınca yoktur, ancak kan sulandırıcı kullanımı mutlaka doktora bildirilmelidir.

İşlem sonrasında hasta hemen evine dönebilir. Göz bebeği büyütüldüğü için birkaç saat bulanık görme ve ışık hassasiyeti olması normaldir. Bu nedenle hastaların refakatçi ile gelmesi ve işlem günü araç kullanmaması önerilir. Gözdeki bandaj (varsa) doktorun belirttiği sürede (genellikle birkaç saat sonra) çıkarılır ve reçete edilen damlalara başlanır.

Tedavi Sıklığı ve Takip Süreci

Göz içi enjeksiyon tedavileri, genellikle tek seferlik bir uygulama değildir. Retina hastalıkları kronik (uzun süreli) süreçler olduğu için tedavinin başarısı, düzenli takip ve tekrarlayan enjeksiyonlara bağlıdır.

Tedavi protokolleri hastalığa göre değişmekle birlikte genel yaklaşım şöyledir:

  • Yükleme Dozu: Genellikle tedaviye başlarken ayda 1 kez olmak üzere ardışık 3 doz enjeksiyon yapılır.
  • İdame Tedavisi: Yükleme dozundan sonra hasta düzenli aralıklarla (aylık) kontrole çağrılır. Görme keskinliği, göz dibi muayenesi ve OCT (Göz Tomografisi) tetkikleri ile retina durumu değerlendirilir.
  • Kişiye Özel Planlama: Eğer ödem veya kanama tekrarlarsa enjeksiyonlara devam edilir. "Uzat ve Tedavi Et" (Treat and Extend) protokolü ile hastalığın durumuna göre enjeksiyon araları kademeli olarak açılabilir veya sıklaştırılabilir.

Unutulmamalıdır ki, sarı nokta tedavisi veya diyabetik retinopati tedavisi bir süreç yönetimidir. İlaçlar hastalığı tamamen yok etmeyebilir ancak kontrol altında tutarak görmenin korunmasını sağlar. Tedaviyi yarıda bırakmak, kazanılan görme yetisinin tekrar kaybedilmesine neden olabilir.

Olası Riskler ve Yan Etkiler

Göz içi enjeksiyonlar, dünya genelinde milyonlarca kez uygulanan ve güvenlik profili yüksek işlemlerdir. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi nadir de olsa bazı riskler mevcuttur:

  • Konjonktival Kanama (Gözde Kızarıklık): En sık görülen yan etkidir. İğnenin girdiği yerdeki kılcal damarın zedelenmesine bağlı olarak göz beyazında kan oturması olabilir. Bu durum tamamen zararsızdır ve 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçer.
  • Göz İçi Basıncı Artışı: Enjeksiyon sonrası geçici bir tansiyon yükselmesi olabilir, genellikle kısa sürede normale döner.
  • Endoftalmi (Göz İçi Enfeksiyon): Çok nadir (binde birin altında) ama en ciddi komplikasyondur. Sterilizasyon kurallarına uyulması bu riski minimize eder.
  • Katarakt Gelişimi: Tekrarlayan enjeksiyonlarda katarakt oluşumu hızlanabilir.
  • Retina Dekolmanı: Çok nadir görülen bir durumdur.

Enjeksiyon Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Enjeksiyon sonrası iyileşme sürecinin sorunsuz geçmesi için hastaların dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Su Teması: Enfeksiyon riskini önlemek için işlemden sonraki ilk 3 gün göze su değdirilmemeli, banyo yapılmamalı ve yüz yıkanmamalıdır.
  • Hijyen: Göz ovuşturulmamalı, kaşınmamalı ve kirli ellerle dokunulmamalıdır.
  • Damlalar: Doktorun reçete ettiği antibiyotikli damlalar, belirtilen süre ve sıklıkta aksatılmadan kullanılmalıdır.
  • Ağrı: İşlemden sonra hafif batma ve yanma hissi normaldir, ancak şiddetli ağrı beklenmez.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Enjeksiyon sonrası hafif batma veya uçuşan siyah noktalar (ilaç kabarcıkları) görmek normaldir. Ancak aşağıdaki belirtilerden herhangi biri yaşanırsa, kontrol randevusu beklenmeden acil olarak Özel Sistem Göz Tıp Merkezi'ne başvurulmalıdır:

  • Giderek artan şiddetli göz ağrısı ve baş ağrısı.
  • Görmede ani azalma veya ciddi bulanıklaşma.
  • Gözde aşırı kızarıklık, şişlik ve çapaklanma.
  • Işık hassasiyetinin (fotofobi) aşırı artması.

Bu belirtiler, nadir görülen ancak acil müdahale gerektiren göz içi enfeksiyonunun (endoftalmi) habercisi olabilir. Erken müdahale ile bu durum tedavi edilebilir.

Özel Sistem Göz Tıp Merkezi olarak, retina hastalıklarının tedavisinde zamanla yarışıldığının bilincindeyiz. Göz içi enjeksiyon tedavileri, görme yetinizi korumak için elimizdeki en güçlü silahlardan biridir. Tanı, tedavi ve takip süreçlerinizde uzman kadromuzla yanınızdayız.

Göz İçi Enjeksiyon Hakkında Bilgi Alın

Göz içi enjeksiyon tedavileri ve retina hastalıkları hakkında detaylı bilgi almak için Özel Sistem Göz Tıp Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.

Sonuç Bulunamadı